nar kabugu

nar kabugu

sağlık,şifalı bitkiler,alternatif tıp,

meme-göğüs büyütmek için bitkisel kür

28/3/2009

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu bitkisel kür ile meme (göğüs) büyütmenin mümkün olduğunu söyledi.Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu bitkisel kür ile meme büyütmek için bayanlarda 31 yaş sınırının olduğunu açıkladı.

 

Meme büyütmek isteyen bayanlara uygulayacakları bir beslenme programı ile birlikte günde 1 kez içilecek bitki çayı formülünü verdiklerini açıklayan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu bu kür uygulandığında 9 ayda göğüslerin 1 beden büyüdüğünü söyledi.

 

Göğüs büyütme kürününün içeriği açıklanmıyor.Satın almanız gerkiyor.

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Karaciğer yağlanması

24/3/2009


Karaciğer yağlanması
Karaciger yaglanması (hepatosteatoz) ; karaciger hücrelerinde aşırı yağ birikmesidir. Yetişkin her dört kişiden birinde görülür. Karacigerin zedelenmeye karsi göstermiş oldugu bir tepkidir. Çesitli nedenlerle oluşabilir: Şişmanlık, sürekli alkol (içki) kullanimi, diabet (şeker hastaligi), geçirilmis hepatit (sarılık , Reye sendromu, Wilson hastalığı, Refsum hastalığı, hemakromatoz, abetalipoproteinemi , proteinden fakir beslenme, kortikosteroid (kortizon) kullanımı, tetrasiklin (bir tür antibiyotik) ve diger bazı ilaçların kullanımı vs.

Karaciger yaglanmasına ek olarak karacigerde büyüme veya kişide bazı şikayetler de varsa (karın sağ üst tarafinda ağrı, sarılık) veya karaciğer enzimleri (SGOT, SGPT vs) degerleri yükselmişse önemli olabilir.

Tek başına çok fazla bir klinik degeri yoktur. Genellikle batın ultrasonu yapılırken farkedilir. Tanısı için de zaten ultrasonografi’den yararlanılmaktadır.

Başka bir hastalığın sonucu oluşmadıkça tek başına kişiye bir zararı yoktur. Çok çabuk düzelebilir. Ancak ayni zamanda baska hastalıklarla beraber görülebileceginden, karaciger yaglanmasi olan kisilerde bu hastaliklar mutlaka arastirilmalidir ve sonuca göre tedaviye baslanmalidir.
Karaciger yaglanmasinin herhangi bir özgül tedavisi yoktur. Lakin diyete dikkat etmek gerekir :
Içki içilmemesi gerekir. Kolesterol içeren yiyecekler ( tereyag, kuyrukyagi gibi hayvani yaglar, kuruyemişler, sakatat, yagli et ve kiyma, tavuk derisi, yumurta ) kullanilmazsa iyi olur. Mümkün oldugunca yagsiz yenmelidir.
Bal karaciger için çok faydalidir (Şeker hastaligi varsa yenmemelidir).
Paracetamol, kortizon, tetrasiklin gibi karacigere zararli ilaçlar sürekli kullanilmamalidir.
Doktora gidince (verilecek ilaçlarin seçimi açisindan) karacigerde yaglanma oldugu söylenmelidir.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Bağırsak gazının nedenleri ve tedavi yöntemleri

24/3/2009


Bağırsak gazları en kötü zamanlarda sizi bulabilir; önemli bir toplantı sırasında, kalabalık bir asansördeyken ya da sevgilinizle ilk randevunuzda. Bağırsak gazını (flatus) çıkarmak genellikle ciddi bir şey olmasa da, çok utandırıcı olabilir.

Aslında herkes oksijen, nitrojen, hidrojen, karbon dioksit ve metan karışımından oluşan gazı günde en az 12 kez veya daha fazla çıkarmaktadır. Ancak bazı insanlar, çoğu zaman aşırı gazdan yakınmaktadır. Bazı durumlarda, çıkaramadığınız gaz, ya da irritabl bağırsak sendromuna (IBS), laktoza karşı aşırı duyarlılığa, çölyak hastalığına veya mide üşütmesine (gastroenterit) bağlı gaz güçlü ve aralıklı bir ağrıya neden olabilmektedir.

Gaz oluşumuna engel olamayız ancak, bir kaç basit önlemle ürettiğiniz gazı böylelikle de rahatsızlığınızı ve utancınızı azaltabilirsiniz.

Bulgu ve Belirtiler

İnsanların çoğunda, aşırı gaz ve gaz ağrısına ilişkin bulgu ve belirtiler çok belirgindir. Bunlar:

• Karında şişkinlik (distansiyon)

• Geğirme veya yellenme şeklinde, istemli ya da istemsiz gaz çıkarma

• Karında keskin batıcı ağrı ya da kramplar. Bu ağrılar karnınızın herhangi bir yerinde olabilir ve yerleri süratle değişebilir. Midenizde “düğümlenme” hissi.

Nedenleri

Yerken ve içerken hava yutarsınız. Sinirli olduğunuzda da fark etmeden hava yutabilirsiniz. Bu hava, sindirim sisteminizin alt kısmına doğru gaz oluşmak üzere ilerler. Ancak gaz, en aşağı bağırsak segmentinizde, ince bağırsağınızda sindirilmemiş karbonhidratları kalın bağırsağınızdaki bakteriler fermente etmeye başladıklarında oluşmaktadır. Ne yazık ki meyve, sebze, taneli hububat ve baklagiller (fasulye ve bezelyeler) gibi sağlıklı besinler çoğu zaman en fazla rahatsızlık veren besinlerdir.

Nedeni, bu besinlerin çok fazla lif içermesidir. Lifin sindirim kanalınızı iyi çalıştırmak, kan şekerini ve kolesterolü düzenlemek, kalp krizine ve diğer kalp problemlerine engel olmak gibi birçok yararları mevcuttur, ancak gaz oluşumuna da katkıda bulunurlar. Örneğin, Metamucil ve Fiberall gibi psilyum içeren lifli katkı maddeleri, özellikle gıdalarınıza çok hızlı bir biçimde ilave edilirse, kolaylıkla böyle sorunlara neden olabilmektedir.

Mide üşütmesi veya gıda zehirlenmesinde olduğu gibi bazı akut hastalıklarda, aşırı gaz meydana gelebilir. Divertikülit, IBS veya ülseratif kolit ya da Crohn hastalığı gibi enflamatuar bağırsak hastalığının olduğu daha ciddi kronik durumlardaki bir kaç belirtiden biri de gaz olabilmektedir.

Antibiyotik kullanımı, bağırsaklarınızdaki normal bakteri florasını bozduğundan gaz oluşumunda bir rol oynayabilir. Laksatiflerin aşırı kullanımı veya kabızlık yapıcı ilaçlar da soruna katkıda bulunabilir.

Gaz ve şişkinlik, esasen sütlü gıdaları yedikten sonra meydana geliyorsa, vücudunuz süt ürünlerindeki şekeri (laktoz) yakamamaktadır. İnsanların çoğu, 6 yaşından sonra laktozu yeteri kadar işleyememektedir ve bazı yeni doğan bebeklerde bile laktoza karşı aşırı duyarlılık söz konusudur. Özellikle, buğdayda ve bazı diğer hububatlarda bulunan glutende olduğu gibi diğer gıdalara aşırı duyarlılık da gaz, diyare ve hatta kilo kaybına da neden olabilir.

Sisteminizin bazı şekersiz gıdalar, sakızlar ve şekerlerde bulunan sorbitol ve mannitol gibi suni tatlandırıcıları tolere edememesi de mümkündür.

Aslında sağlıklı insanların yarısından fazlasında, bu tatlandırıcıları kullandıklarında gaz ve diyare meydana gelmektedir.

Bağırsak gazına ya da kabızlık veya diyareye neden olan her şey gaz sancılarına da neden olabilir. Keskin ve batıcı olarak hissedilen bu ağrılar genellikle, bağırsaklarınızda gaz biriktiği ve bunları dışarı çıkaramadığınız zaman meydana gelmektedir. Gaz ağrıları genellikle şiddetli olup kısa sürelidir. Gaz ortadan kalktığında, ağrınız da çoğu zaman kaybolur.

Risk Faktörleri

Laktoz ya da glutene karşı aşırı duyarlıysanız, meyve, sebze, taneli hububatlar ve baklagiller yönünden zengince besleniyorsanız ya da irritabl bağırsak sendromu, divertikülit veya enflamatuar bağırsak hastalığı gibi kronik bir bağırsak rahatsızlığınız varsa gazla ilgili bir çok sorununuzun olması normaldir.

Doktora Başvurma Zamanı

Karnınızda şiddetli, uzun süren ve tekrarlayan bir ağrı, özellikle de bulantı, kusma, kanama, kilo kaybı ya da ateş mevcut ise, doktorunuzu arayın. Ayrıca, gaz ya da gaza bağlı şikâyetleriniz normal hayatınızı sürdürmenize engel oluyorsa, doktorunuzla görüşün. Olguların çoğunda tedavi, sorunu hafifletmekte veya ortadan kaldırmaktadır.

Korunma

Aşağıdaki önerilerden bir veya daha fazlası aşırı gaza engel olabilir:

• Size en çok dokunan yiyecekleri belirlemeye ve bunlardan kaçınmaya özen gösterin. Birçok insan için rahatsız edici besinler arasında fasulye, bezelye, mercimek, lahana, turp, soğan, brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, lahana turşusu, kayısı, muz, erik ve erik suyu, üzüm, tam tahıllı buğday ekmeği, kepekli tahıllar veya kekler, gevrek halkalar, acılı yemekler, bira, soda, maden suyu gibi diğer karbonatlı içecekler, süt, krema, dondurma ve buzlu süt bulunmaktadır.

• Yağlı yiyecekleri ve kızartmaları azaltmaya çalışın. Çoğu zaman şişkinlik, yağlı yiyecekler sonucunda ortaya çıkmaktadır. Yağ, midenin boşalmasını geciktirmekte ve dolgunluk hissini arttırmaktadır.

• Bir süre, lif yönünden zengin gıdaları azaltın. Haftalar sonra, yiyeceklerinize yavaş yavaş bunları eklemeye başlayın. Lif desteği için bir şey kullanıyorsanız, ilk başladığınız miktara dönmeye ve dozu yavaş yavaş arttırmaya çalışın. Lifli katkılar alıyorsanız, her gün en az 8 ila10 bardak arasında su içtiğinizden emin olun.

• Süt ürünlerinin kullanımını azaltın. Süt yerine, düşük laktoz içeren yoğurt gibi gıdaları deneyin. Laktozun sindirilmesine yardımcı olan Lactaid veya Dairy Ease gibi ürünleri de kullanabilirsiniz. Bir seferde süt ürünlerinden az miktarda kullanmak veya diğer yiyeceklerle birlikte tüketmek sindirimlerini kolaylaştırabilmektedir. Ancak bazı durumlarda, süt ürünlerini tamamen kesmeniz gerekebilir.

• Reçeteye tabi olmayan sindirim ilaçlarını deneyin. Ürettiği gazı azaltmak amacıyla liften zengin gıdalara, Beano gibi ürünleri ilave edin. Beano’ nun etkili olması için yemeğinizin ilk lokması ile birlikte almanız gerekmektedir; en iyi sonucu, bağırsaklarınızda hiç gaz olmadığı zaman vermektedir.

• Daha ufak öğünler yiyin. İki veya üç büyük öğün yerine, gün içinde sık sık ama daha ufak porsiyonlarda yemek yiyin.

• Yavaş yiyin, yemeğinizi iyice çiğneyin ve yutmayın. Yavaşlamakta güçlük çekiyorsanız, her lokmadan sonra çatalınızı masaya bırakın.

• Endişeli ve telaşlıysanız ya da aceleniz varsa yemek yemeyin. Daha rahat zamanlarda yemek yemeğe çalışın. Stresli iken yemek yemek sindirimi etkilemektedir.

• Asidofil kapsülleri veya likitlerini kullanın. Eğer belirtileriniz antibiyotik kullanımına bağlı ise, asidofil kapsülleri veya sıvısı sizin için yararlı olabilir. Bu destek tedavileri, antibiyotiklerin tahrip ettiği yararlı bağırsak bakterilerinin geri getirilmesinde yardımcı olabilir. Doğal gıda ürünlerini satan dükkânlarda ve bazı eczane ya da bakkallarda bunları bulabilirsiniz.

• Bir bardak nane çayı içmeyi deneyin. Nane yağının içinde bulunan mentolün, sindirim kanalınızdaki düz adale kaslarında spazm çözücü etkisi olabilir. Ilık bir nane çayı içmenin gaz ve spazm çözücü etkisi ile rahatlama sağlayabildiğini görebilirsiniz. Diğer yandan nane, mide ekşimesi ve asit geri kaçışında size faydalı olabilir.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Nane yağı

24/3/2009


Nane Yağının Yapımında Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:
Nane, Saf zeytinyağı,
Hazırlanış Şekli:* Henüz çiçek açmamış naneler toplandıktan sonra ince ince kıyılarak ağzı kapanan bir kavanoza konur. Bu işlemden sonra, içine saf zeytinyağı dökülerek doldurulan kavanozun ağzı sıkıca kapatılır.
* Altı hafta müddetle güneş altında bekletildikten sonra, kavanoz kaynar suda pişirilir ve içindeki karışım bir tülbentte süzülür. Elde edilen nane yağnın kullanılması ile bünye sakinleşir ve yanık yaraları iyileştiği gibi tende yanık izleri de bırakmaz.
* Her evin ecza dolabında bulunması gereken nane yağı ayrıca, soğuğun neden olduğu şişikleri tedavi eder­ken kullanıldığında bir miktar ilave edilmelidir.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Sırt ağrılarının doğal tedavileri

24/3/2009

SIRT AĞRILARI
Tanımı:
Çeşitli durumların belirtisidir. Bel kemiği kemikleriyle, kalça kemikleriyle veya bu oluşumlarla ilgili kaslarla ol­duğu gibi, uzaktaki bir organla da ilgili olabilir.
Nedenleri: Sırtta bulunan ağrı nedenleri, disk kayması, kas incinmeleri, seyrek kullanılan kaslara aşırı yük bindirilmesi gibi nedenler sayılabilir. Zatülcenp ve adi soğuk algınlığında da sırt ağrısı sık görülür. Kötü duruş alışkanlıkları ve kas spazmlarına neden olabilecek sinirsel gerginliklerde sırt ağrısı nedeni olabilir.
Önerilen Tedavi Biçimi: Cam bir su şişesinin içine ve yansına kadar saf zeytinyağı konulup, ardından küçük parçalara, ayrılmış portakal kabuklan eklendikten sonra 2 hafta süresince güneş alabilecek bir yere bırakılıp, gerektiğinde söz konusu ağnlı bölgeye hafif masajlarla sürülerek kullanılır.
* Bir litre suyun içine yeteri miktarda (su üstüne çıkmaya­cak şekilde) mısır püskülü katılıp kaynatıldıktan sonra elde edi­len mayi masaj yapmak suretiyle kullanılır.
* 200 gram kadar kuş üzümü ve bir çorba kaşığı sedef otu bir litre su ile birlikte kaynatılır, elde edilen mayinin için temiz bir bezi batırıp çıkarttıktan sonra sıkılmadan söz konusu ağnlı bölgeye sanlır.
* Bir miktar taze ve güneş altında toplanmış papatya çiçeği mce kıyıldıktan sonra bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek, ağzı sıkıca kapatıl­dıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Gerektiğinde şişe çalkalanarak, iyice süzül­dükten sonra söz konusu ağrılı bölgeye masaj yapılarak yedirilir.
* Bir miktar karanfil bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek, ağzı sıkıca ka­patıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Gerektiğinde şişe çalkalanarak, iyice süzüldükten sonra söz konusu ağrılı bölgeye masaj yapılarak yedirilir.
* Bir yemek kaşığı hardal tohumu havanda dövülüp toz ha­line getirildikten sonra, ince kıyılmış kuru incir ile birlikte ka­rıştırılıp söz konusu ağrılı bölgeye sürülerek üzeri sıcak bir bez­le s an lir.
* Bir miktar taze ve güneş altında toplanmış kekik ince kı­yıldıktan sonra bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Gerektiğinde şişe çalkalanarak, iyice süzüldük­ten sonra söz konusu ağrılı bölgeye masaj yapılarak yedirilir.
* İri bir lahana’ nın geniş yapraklan kaynatılıp, ağnlı bölge­ye sıcak bir halde konulur ve soğumasına yakın sıcak olan yeni­si ile değiştirilir.
* Bir adet sulu limon sıkılıp aynı oranda gliserin ve saf al­kol ile kanştınldiktan sonra söz konusu ağnlı bölgeye sürülür.
* Bir litre süt’ ün içine ince kıyılmış mine çiçeği’ nin kuru­tulmuş dallarından, bir yemek kaşığı kadarı, birlikte bir taşım kaynatılarak, bir tatlı kaşığı havanda dövülerek toz haline geti­rilmiş keten tohumu eklendikten sonra iyice karıştırılıp, meyda­na gelen mayi bir beze sürülerek söz konusu ağrılı bölgeye bağlanır.
* Bir kahve fincanı bademyağı ile bir tatlı kaşığı dövülmüş sarısabır kanştırılıp, kısık ateşte hafifçe ısıtıldıktan sonra söz konusu ağnlı bölgeye masaj yapılarak yedirilir.
* İyice kıyılmış bir çorba kaşığı yaban yasemini, üç çorba kaşığı havanda dövülerek toz haline getirilmiş keten tohumu ve bu kanşımı lapa haline getirecek kadar eritilmiş kuyruk yağı ka­tılıp iyice kanşımldıktan sonra elde edilen lapamsı merhem, söz konusu ağnlı bölgeye sürülür.
* Aynı miktarda ve ince kıyılmış karanfil, zencefil, kimyon ve çadır çiçeği’nin içine yeteri miktarda (macun kıvamına gele­cek kadar) süzme bal katılarak iyice kanştınldıktan sonra sabah, akşam birer tatlı kaşığı yutulursa faydalı olur.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Cinsel sağlıkla ilgili bilmeniz gerekenler

12/3/2009

Cinsel güçsüzlük
Ülkemizde ve dünyada erkeklerin daha çok ileri yaşlarda olsa da artık genç yaşlarda da sık karşılaştığı bir hastalıktır. Cinsel güçsüzlük çok çeşitli şekillerde tanımlanabilir ama kısaca erkeğin cinsel gücünden memnun olmaması olarak da tarif edilebilir. Bazen bu durum gerçek bir cinsel güçsüzlük değilse de kişi hekime başvurmaktadır. Özellikle şehir yaşantısının getirdiği stres ile bu hastalığın hem sıklığı artmış hem de daha genç yaşlarda görülmeye başlamıştır.

Cinsel güçsüzlükte neden ya ruhsal ya da bedenseldir. Burada ilke olarak hasta öncelikle bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilir ve bedensel bir neden olup olmadığı araştırılır. Eğer böyle bir neden saptanmazsa veya ruhsal bir neden düşünülürse bir psikiyatri uzmanına yollanır. Bazen her iki nedende mevcut olabilir ve bu nedenle her iki branştaki hekim tarafından tedavi gereklidir. Bazen ortaya çıkan bedensel hastalıklar nedeniyle hastanın bir iç hastalıkları veya beyin cerrahi uzmanı tarafından da tedavisi gerekebilir.

Bedensel hastalık olarak çeşitli hormon hastalıkları, şeker, böbrek, karaciğer, kalp-damar hastalıkları gibi nedenler bulunabilir. Kullanılan çeşitli ilaçlar nedeniyle olabilir. Sonuçta erkeklik organının damarlarında veya sinirlerinde hasar meydana gelir. Genelde bu hastalıklarda yakınmalar yavaş yavaş gelişir. Kavga, ani stres gibi durumlarda başlangıç anidir ve çoğu zaman bu neden hasta tarafından da fark edilir.

İlaç tedavisinden mutluluk çubuğu takılmasına kadar çok çeşitli tedavileri mevcuttur. Bu tedavi kararları üroloji uzmanı tarafından gerekirse diğer hekimlerle işbirliği ile ve hastanın da bilgisi dahilinde alınır.

Viagra
Son yılların en çok kullanılan ve tartışılan cinsel güçsüzlük tedavi ilacıdır. Bu ilaç cinsel ilişkiden bir saat önce alınır. Tek başına yeterli etki oluşturamaz. Yani uygun bir ortam ve cinsel ilişki öncesi ön sevişme gereklidir. Hemen her türlü cinsel yetmezlik tedavisinde kullanılmasına rağmen çeşitli cinsel hastalık tiplerinde etkisi de değişiktir. Mesela damar kaçaklarında ve cinsel organın sinir hasarında etkisi daha düşük gözükmektedir. İlacın 25, 50, 100 mg’lık dozları vardır ve hangi dozlarda alınacağına hekim karar vermelidir. Bu ilacın kimi hastalıklarda ve bazı ilaçlarla alınmasında sakıncalar vardır. Özellikle bazı kalp hastalıkları ve ilaçları ile kullanımı sakıncalıdır. Dil altı alınan kalp hapları bunlardan biridir. Bu nedenle mutlaka hekim önerisi ile alınmalıdır. Ancak bu ilacın kendi başına kalp hastalığı oluşturması gibi bir etkisi yoktur. Bu ilacın kullanım süresi de hekim tarafından belirlenmelidir.
Bu ilacın bir faydası da erkek hastanın cinsel hastalığının tanısının konulmasını kolaylaştırmasıdır. Artık hastalara bir kan tahlili ve sakıncası yoksa bir viagra verilmesi ile çoğu hastalıkta tanı konulabilmesi olanaklı duruma gelmektedir.

Diğer bir ilginç konuda ülkemiz gibi kapalı sayılabilecek ülkelerde kadınlarda cinsel bozukluk sıktır ve evliliklerde bu nedenle bir çok problem yaşanmaktadır. Viagra bu kadınların tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. Bu şikayeti olan kadınların üroloji, kadın-doğum ve psikiyatri hekimlerince uygun teşhis ve tedavileri yapılmaktadır.

Peyronie
Bazı erkek hastalarda cinsel organın çeşitli yerlerinde (çoğunlukla sırt tarafında) plak şeklinde sertlikler ortaya çıkmaktadır. Bu hastalar mutlaka bir üroloji uzmanına başvurmalıdır. Bazen bu hastalarda cinsel güçsüzlük, kamışta eğrilikler, cinsel ilşkide ağrıda bulunabilir. Bu hastalığın bazı diğer cinsel organ hastalıklardan ayrımı gereklidir. Bu hastalığın kanserle ilgisi yoktur. Bazen kendiliğinden durur veya küçülür. Hastalığın ilaç veya ameliyatla tedavisi vardır. 1 yıldan daha kısa süreli olanlarda ilaçlar daha etkili olduğundan hekime erken başvurmak faydalıdır.

Erken boşalma
Eş doyuma ulaşmadan önce boşalmadır. Çok sık karşılaşılan bir problemdir. Çoğunlukla ruhsal nedenlerle oluşsa da bazı hastalıklarda da gözükebilir. Bir üroloji uzmanına başvurmak faydalıdır. Ruhsal tedavi, çeşitli ilaçlar, hatta ameliyatlar ile tedavisi mümkündür.

Mastürbasyon
Mastürbasyon cinsel kimliğin kazanılmasından sonra ve genelde evlilik öncesi dönemde başvurulan sağlıklı bir cinsel boşalma yoludur. Kişilerin bağımlılığı oluşmadığı sürece sorun yoktur. Mesela evlilikten sonra cinsel ilişki yerine tercih edilmesi doğal değildir. Kısırlık ve cinsel güç üzerine olumsuz bir etkisi yoktur. Ülkemizde bazı insanlar kendilerini ayıp-günah-yanlış-tehlikeli bir şey yaptıklarını düşünerek doğal sayılabilecek bir olayı problem haline getirmektedirler.

Cinsel ilişki ile geçen hastalıklar
Erkek cinsel organlarına cinsel ilişki yolu ile çeşitli mikroplar girebilir. Bu mikroplar vücutta üredikten sonra hastalık ortaya çıkarırlar. Hastalık bazen birkaç gün içerisinde akıntı, idrar yolunda yanma gibi şikayetler ile ortaya çıkarken, bazıları sinsice ilerler ve geç belirtilerle ortaya çıkarlar. Çok çeşitli olan bu hastalıkların birçoğunun tedavisi mümkündür. Bunun için bu tip bir şüpheli ilişki yaşanmışsa bir Üroloji uzmanına gitmek gereklidir. Bazı hastaların kulaktan dolma bilgilerle ve kendiliğinden uygun olmayan ilaç almaları sonucunda kolayca tedavi edilebilecek bu mikroplar, ilaçlara direnç kazanmakta ve tedavi zorlaştırmaktadır. Unutulmaması gereken bir nokta da bu tip bir ilişkiden sonra eşiyle birlikte olan erkekler mikrobu eşine de bulaştırmakta ve kendileri tedavi olsa da eşleri tedavi olmadığı için eşinden tekrar mikrop kapmaktadır. Bu nedenle, böyle durumlarda eşlerinde Kadın Doğum uzmanı tarafından tedavi edilmesi gereklidir. Ancak en önemli tedbir bu tip şüpheli ilişkilerde prezervatif ile korunmaktır. Artık çeşitli uluslardan insanların kolayca bir arada olabildiği ülkemizde çok çeşitli ve tedaviye dirençli mikroplar mevcuttur ve bu nedenle de korunma çok önem taşımaktadır. Eğer bu tip hastalıklar iyi tedavi edilmezlerse ve tekrarlarsa erkeklerde idrar yolu darlığı, kısırlık gibi ciddi hastalıklara; kadında da çok ciddi kadın hastalıklarına neden olabilirler.

AIDS
AİDS bu hastalıklar içerisinde özel bir öneme sahiptir. Bu önemin nedeni hem son yıllarda çok yaygınlaşması, hem sinsice ilerlemesi hem de maalesef henüz tam tedavisinin yapılamamasıdır. Hastalık en çok cinsel ilişki, kan ve kan ürünleri yoluyla ve hastalıklı anneden bebeğe geçişle olur. Henüz yakın arkadaşlık, tuvalet, banyo, yiyecek-içecek, sinek-böcek yoluyla geçtiği ispatlanmamıştır. Tükürükle geçme şansı çok azdır. Asıl hastalık belirtileri yaklaşık 10 yıldan sonra görülür. Şikayetler çok çeşitli olabilir. Bunlar halsizlik, kilo kaybı, ateş, uzun süren ishal, vücuttaki bezelerde şişme şeklindedir. Kan tahlili ile hastalığın gösterilmesi için mikrobun vücuda girmesinden sonra 2-3 ay geçmesi gereklidir.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Ahmet Maranki 'den bağırsakları temizleme kürü

12/3/2009

Lahana, havuç, elma ve şeker pancarının sularını sıkarak sabah ve akşam birer su bardağı olmak üzere 7 gün boyunca aç karnına için.

Uygulayacağınız bu Prof. Dr. Ahmet Maranki

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

meme-göğüs büyütmek için bitkisel kür

12/3/2009

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu bitkisel kür ile meme (göğüs) büyütmenin mümkün olduğunu söyledi.Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu bitkisel kür ile meme büyütmek için bayanlarda 31 yaş sınırının olduğunu açıkladı.

Meme büyütmek isteyen bayanlara uygulayacakları bir beslenme programı ile birlikte günde 1 kez içilecek bitki çayı formülünü verdiklerini açıklayan
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu bu kür uygulandığında 9 ayda göğüslerin 1 beden büyüdüğünü söyledi.

Göğüs büyütme kürününün içeriği açıklanmıyor.Satın almanız gerkiyor.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

İbrahim saraçoğlu vajinal akıntı için soğan suyu kürü

12/3/2009

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu kadınlardaki vaginal akıntıya karşı uygulanacak soğan suyu kürünü anlattı:

Vajinal akıntıyı gidermek için soğan suyu kürü :

1 orta boy beyaz soğanı ( kırmızı ve mor soğan olmaz ) dörde bölün. önceden kaynatılmış 2 su bardağı klorsuz suya koyarak 5 dakika kaynattıktan sonra içine başka bir şey katmadan öğle ve akşam yemeklerinden önce 1er bardak suyunu için.

Soğan kürünü adet döneminde uygulamanın bir sakıncası yoktur. Ancak, etki bakımından en uygun zaman adet bitiminden en erken 7 gün sonra başlamaktır.

Kür uygulandıktan sonra 2. adetinizi görmeden 10 gün önce tekrar 5 gün veya 7 gün bu soğan suyu kürünü uygulamalısınız.

Hamile kalmak için bu kürün üzerine kuru incir kürünü uygulamalısınız.

Uyarı: Bu soğan suyu kürünü 15 günden fazla uygulamayın.

Bu kürü uygulamaya başladığınızda 2. - 3. günden itibaren akıntılarınızın çözüldüğünü ve ne kadar fazlalaştığını hayretle göreceksiniz.

Bu kür erken menopoz , çikolata kisti, 3 cm. den küçük miyomlar, adet düzensizliği ve polikistik over şikayeti olan olan bayanlar için de mükemmel bir çözümdür.Yumurtalıklardaki kisti tamamen ortadan kaldırmaktadır.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Sperm sayısını artırmak için Keçiboynuzu-harnup kürü

12/3/2009

uyku Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, beslenmeye bağlı olarak son yıllarda erkeklerde sıkça görülen sperm sayısının düşüklüğüne çare olarak keçiboynuzunu tavsiye etti.

7-8 tane keçiboynuzunu kırıp yarım litre sıcak suya atarak 3 dakika kaynatıp 2o dakika kısık ateşte demlendirin.

Ilıdıktan sonra elde edilen suyun yarısını sabah kahvaltısından sonra, diğer yarısını öğle yemeğinden önce için.Bu uygulamaya 1 hafta boyunca her dün devam edin.

Birinci hafta haftadan sonra 3 ay boyunca her gün akşam yatmadan bir su bardağı için.Daha sonraki aylarda zaman zaman uygulayın.

Bu kür 3 ay uygulanmalı.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı